للتحميل والاستماع : الموسيقى العثمانية التي رعبت أعداء الإسلام والمسلمين: MEHTER

 

close


Launch in external player

*********

نثبت تاريخ موسيقى المهتر ونصوص المارشات العثمانية باللغة التركية، وذلك لكي يستطيع المستمع متابعة الكلمات مع العلم أن نسبة الكلمات العربية في المارشات العثمانية كثيرة جدا

رابط تحميل واستماع جميع المارشات في ملف واحد مضغوط

اضغط icon Mehterler.zip (59.35 MB)   هنا

*****

للمشاهدة

رجاءً اضغط هنا . lütfen tıklayınız, Click Please

****

تاريخ المهتر

MEHTER TARİHİ
 
   ما هو المهتر؟
MEHTER NEDİR

Mehter dost, sevgi, birlik ve kahramanlık ocağıdır. Mehteri kendine has özellikleri ile korumak yaşatmak gelecek nesil'e bırakmak her Türk'ün görevidir. Mehter; mızıkacı, çadırcı, kavas gibi muhtelif manalarda kullanılmış bir tabirdir Mehter Farsça " MIHTER" kelimesinin Osmanlılarca ULU-BÜYÜK manasına gelen bir kelimesinden alınmıştır. Dilimizde bu kelimenin Arapçalaştırılmış şekillerinden " MEHTER" kullanılmaktadır.
 
MEHTERİN ÖNEMİ

Bu konuyla ilgili Evliya Çelebi'nin, Sultan 4.Murat devrinde büyük bir ordu olayını Şöyle anlatır. "Mimarların mı, yoksa mehterlerin mi alayda önceliği konusunda karar verilemez. Bu hususda görüşmek üzere Mimarbaşı ile Mehterbaşı Sultan Murat'ın huzuruna çıkarlar; Mimarbaşı başlar söze: Padişahım! Mehterler pirsiz esnaf olup Cemşid sanatını tutmuş bir alay Deccal kavmidir, biz padişahımıza saraylar, selâtin camileri, köprüler yaparız, İslam ordusunda lüzumumuz, hizmetimiz vardır; elbet mehterlerden evvel geliriz! Der.
Bunun üzerine mehterbaşı da şu iddiada bulunur.
Padişahım! Hangi bir tarafa gitseniz mehabet, şevket, salâbet ve şöhretiniz için, dosta düşmana karşı davul, kudüm, nefir döverek gitmeniz lazımdır. Cenk Meydanlarında gaziler cenge salmak için köslere biz tokmak çalarız ve askeri şevke getirip biz kaldırırız, padişahımız bir şeye üzülse huzurunda oniki makam, yirmi dört şube, yirmi dört sul, kırk sekiz terkip musiki faslı edip, padişahımızı neşelendiririz. Eski hükema; saz ve söz hanende, âdemin gönlüne safa verir, demişler. Biz de ruha gıda verir esnafız. Bahusus ki nerede Resulullah'ın âlemi olsa, orada dabl-ı Al-i Osman bulunmak gerekir...
Bunun üzerine Sultan 4.Murat, mehterlerin mimarlardan evvel geçmesini irade buyurur...


İSTANBUL'UN FETHİNDE MEHTER

مارشات الفاتح في إسطنبول

Fatih Sultan Mehmet, Fethin devam ettiği bir sabah şafakla beraber topçularının yanına gitti. Toplar atılırken, Okmeydanı'na dolmuş binlerce ulema, hep bir ağızdan tekbir getirmeye başladılar. Yüzlerce davul ve zurnadan oluşan devasa bir mehteran düşünün. Osmanlı ordusuyla beraber, savaş meydanında bulunuyor. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul surlarının önüne geldiğinde, 300 kişilik mehter takımında, 100 zurna, 70 davul durmadan çalıyor; kalp ve ruhları coşku ve heyecana getiriyor. Okmeyda'nındaki ikinci mehter de Haliç surlarına hücum eden kıtaların harp şevkini artırıyordu. Gök gürültüsünü andıran korkunç ve insanın içini ürperten sesler çıkarıyorlar, topların seslerini bile susturuyorlardı. Yine Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'a giren muhteşem zafer alayının ortasında, gözlerini yıkılmış surlara dikti, sonra atını ileri sürdü. Maiyet bölükleri, yeniçeri arkasındaki mehteran, davul ve zurnalarını çalarak devirler açıp kapayan, asırlar önce müjdelenmiş olan bu mutlu güne mutluluk katıyor ve cenk havası çalıyordu. Zaferlerden sonra ezan okunur ve mehter çalınırdı.
 المارشات الأوروبية

AVRUPA'DA MEHTER MUSİKİSİNİN NE GİBİ ETKİLERİ OLMUŞTUR

18. Asırdan itibaren birçok memleketlerde mehteran bölüklerinden etkilenerek buna benzer gruplar kurulmaya başlanmıştır.
Bestekâr Mozart ve Haydn da mehter müziğinden ilham alarak meşhur bestelerini meydana getirmişlerdir.
Büyük Alman bestecisi Beethoven'in büyük senfonisinin son bölümü, mehterin kösüyle, davulu ve zurnasıyla seslendirilmiştir. Beethoven'in Türk Marşını mehterin bir cenk marşından adapte ettiği bilinmektedir.
Yine Avusturyalı Bestekâr Mozart'ın, Türk askerlerinin hatıralarını terennüm eden Allah Allah seslerini nakarat halinde kullanarak, Türk Marşı diye bir eser meydana getirdiği de vakıadır.
Alman bestekârı Wagner bir mehter konserini dinlerken heyecanlanmış, kendisini tutamayarak " İşte musiki buna derler" diye mehter hakkında hissiyatını ifade etmiştir.
18. YY. içinde Avusturyalılar ve Prusyalılar, daha sonra Ruslar, Almanlar ve Fransızlar mehter teşkilatından etkilenerek mızıka takımları kurmuşlardır.


MEHTERİN TARİHÇESİ

مؤرخو المارشات

Mehter Dünyanın ilk ve en eski alaturka Ordu bandosudur.
Hun'lar zamanındaki adı Tuğ olan ve vurmalı sazlarla nefesli sazlardan oluşan askeri mızıka okulunun Fatih'ten sonra aldığı isim, Hun'lardan beri Türk savaş tekniğinin vazgeçilmez unsuru olan askeri müziğin amacı, çok uzaklardan duyulan ve gitgide yaklaşan gök gürültüsüne benzer yabancı bir müzmin sesiyle düşmanın moralini bozup savaşacak güç bırakmamak, düşmanı teslim almak suretiyle harbi en kısa zamanda bitirmek ve böylece bir bakıma insan kıyımını önlemektir.
Dünyanın en eski askeri bandosu olan mehtere ilk olarak Orhun Kitabelerinde rastlanmaktadır. Bu kitabelerde “Kübürge” ve “Tuğ” olarak anlatılan askeri bandonun,11. yy. yazılmış Divan-ü Lügat-it Türk’te Hakanların huzurunda müzik yaptığını anlatılır. O zamanlarda küvrük (kös), tomruk (davul), çenk (zil) ve nay-i Türkî adındaki sazlardan oluşan “Tuğ” lar, savaşlarda ve özel günlerde müzik yapmaktaydılar. Ayrıca “Tuğ” Türklerde hâkimiyetin de sembolü olmuştur.
Selçukluların T'abılhâne veya Nevbet hane dediği bu kurumda Hunlardan beri ikisi nefesli, dördü vurmalı altı temel çalgı yer almıştır: İslamiyet ten sonra adları zurna, boru (nefir veya şahnay), çevgan, zil, davul ve kös'e çevrilen yurağ, boygur, çöken, çanğ, tümrük ve küvrük. Savaşta ordunun önünde giden kös, davul, nakkare, zil, çevgan, çalpara, çengi harbi, zurna ve boru gibi yüzlerce vurmalı ve nefesli çalgının çalacağı müzik, savaş, tören ve oyun (spor) amaçları için özel olarak bestelenirdi.

Osmanlı imparatorluğuna Anadolu Selçuk Türklerinden geçmiştir. Şöyle ki Osman Gazi'nin kurduğu Beylik; Bizanslılara karşı birçok önlemli savaşlar kazanmış olup topraklarını genişletmiştir. Bu savaşlar neticesinde Osman Gazi'nin, Selçuklu hükümdarı Aladdin Keykubat'a yararlığını göstermek ve bu savaşlarda kazandığı bazı harp ganimetlerini Selçuklu Hükümdarına hediye olarak göndermiştir. Bu arada İnegöl kalesini de kuşatarak beyliğine dâhil ederek büyütmüştür. Bu olaylardan çok memnun kalan Anadolu Selçuklu Hükümdarı adamlarında KARA BALABAN ÇAVUŞ vasıtasıyla 1284 tarihinde Osman Gazi ' ye bir ferman göndererek kendisini kutlamış ve Emirlik payesi ile İstiklal (EGEMENLİK) sembolü sayılan Tuğ, Âlem Tabıl (DAVUL) Nakkare (ÇİFTENARA) Hakkaniyeti, Adaleti temsilinde Ak (BEYAZ) renkte sancak göndermiştir. Osmanlılarca TABLI ALI'i OSMAN adı ile anılan ilk mehter nevbeti (KONSER) 1289 tarihinde Bileciğin bir kasabası olan söğüdün büyük Mescit meydanında Osman Gazi ve silah arkadaşlarının huzurunda bir ikindi vakti ayakta dinledikleri bir nevbet (KONSER) ile Osmanlının hazarda ve seferde çok büyük hizmetler verecek olan Mehter takımı kurulmuş olur.
Osman Gazi ve silah arkadaşlarının ayak üzre dinledikleri bu nevbet (KONSER) Selçuklu hükümdarına gösterdikleri hürmetten dolayıdır. Bu adet Osman Gazi'den sonraki Padişahlarca da devam etmiştir.
 
Mehterin aynı makamda birçok parçayı art arda çalıp söylemesine nevbet vurma denirdi. Önceleri günde beş kez her namazdan önce nevbet vuran Mehterhane-i Hakanı, II. Mehmet döneminde yalnız ikindi namazlarından önce çalmaya başladı. Bunun dışında cüluslarda, kılıç alaylarında, zafer müjdesi geldiğinde, arife divanlarında, şehzade ve sultanların doğum ve sünnet düğünlerinde de çalardı. Barış zamanında özel yerinde çalan Mehterhane-i Hakanı, seferde padişahın (o yoksa serdarın) çadırı önünde nevbet vururdu. 17. yüzyılın sonunda ve 18. yüzyılda Topkapı Sarayı'nda Demirkapı denen yerde, ayrıca Eyüp sultan, Kasımpaşa, Galata, Tophane, Beşiktaş, Rumelihisarı, Yeniköy, Kavak, Beykoz, Anadoluhisarı, Üsküdar gibi semtlerde geceleri yatsı namazından sonra ve halkı sabah namazına kaldırmak için güneş doğmadan hemen önce nevbet vurulurdu.
Bu olayı tevid eden Hadidi tarihinde şöyle der:

HENÜZ (HALEN) VAR PADİŞAHLARDA ADET
AYAK ÜZRE DİNLERLER ÇALINSA NEVBET
 
Mehter takımı yüzyıllar boyunca 3 kıtada Asya, Afrika ve Avrupa'da hazarda ve seferde önemli görevler yapmıştır. Bilhassa savaşlarda Türk ordularına verdiği heyecan ve kahramanlık ifade eden Mehter musikisi marşları ile Türk ordusu karşısında bunalan düşman orduları Türk Sancağından önce Mehter takımına hücum ederek onu susturup saf dışı bırakma faaliyetlerine girişmişlerdir.
16, 17 ve 18. yy.da yetişen Bestekâr ve icracıları eliyle askeri musiki sanatının zirvesine ulaşan mehter musikisi hem savaşlar, hem Osmanlı elçi veya heyetlerine eşlik eden şatafatlı takımlar münasebetiyle tanındığı Avrupa'da önce ordu birliklerini, sonra da bestecileri etkilemekte gecikmedi. Daha 1683'te Viyana'ya yürüyen Jan Sobieski'nin ordusuna mehter etkisiyle vurmalı çalgı arttırılmış bir askeri bando eşlik etmişti. Batılıların çoğunlukla Yeniçeri müziği anlamına gelen terimlerle adlandırdıkları mehteri ilk uygulayan Lehler oldu (l741): Avusturya, Rusya, Prusya ve İngiltere de arkalarından geldi.
Daha sonra mehter, bünyesinde barındırdığı sazlardaki değişikliklerle kapatıldığı 1826 tarihine kadar gelişmesini sürdürür.
Mehterhane 1828'de II. Mahmut tarafından kapatılmış, bunun yerine III. Selim'in yakın dostu Napolyon'un emekli bando subayı Giuseppe Donizetti'ye Mızıka-i Hümayun adlı Batı kopyası saray bandosu oluşturulmuştur.
Dünyanın ilk askeri bandosunun tekrar yaşatılmaya başlanması ise Eski Yeniçeri bandosunu ve ordusunu sembolik olarak temsil etmek için mehter: 1914 yılında askeri müze bünyesinde yeniden kurulmuştur. Bu dönemde Mehter musikisini icra eden icracılara ek olarak, bir tuğ takımı ile yeniçeri ortalarını sembolik olarak temsil eden tarihi birlikte mehtere ilave olmuştur. Böylece askeri müzede faaliyete geçirilen mehtere tarihi bir hüviyet kazandırılmıştır. 1.Dünya savaşı, Kurtuluş savaşı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında askeri müzede varlığını sürdüren mehter: 1935 yılında tekrar kaldırılmıştır.
1952 yılında ise askeri müze bünyesinde Mehter takımını yeniden kurdurularak daha sonraki yıllarda kurulacak Mehter takımlarının da önünü açmıştır. Bu tarihten sonra da Cumhuriyet Türkiye’sinde günümüze kadar yaşatılmıştır.
 المارشات الأوروبية المعاصرة


GÜNÜMÜZ AVRUPASINDA MEHTER

Tarihi " Mehteran Takımı" Almanya'da 1998 yılında Bielefeld ve çevresi Türk kültür ve sosyal hizmetler cemiyeti - Mevlana Cami (Ülkü Ocağı) adına dönemin dernek Başkanı Erdoğan Aktaş tarafından kurdurulmuştur.
Fatih Mehter Takımı Avrupa’da kurulup programlarına ara vermeden hizmet eden ilk " MEHTER TAKIMI" olma özelliğini taşır. Kurulduğu günden bu yana profesyonel olarak çalışma ve programlarını aksatmadan devam ettiren " Fatih Mehteran Takımı" Avrupa’nın aranılan ekibi olmuştur.
1998 yılından itibaren birçok konser vermiş olup, Yoğun Almanya dışı ve içi konser teklifleri alan Mehteranımız, milli gün ve gecelerin yanı sıra uluslararası organizasyonlarda da yer alıp Tarihi Mehter Takımını en iyi şekilde temsil etmiştir. Bugüne kadarda çeşitli Türk ,yabancı televizyon kanallarına ve gazetelerine haber konusu olmuş ve olmaya da devam etmektedir.
Topluluğumuz, bünyesindeki üç katlı mehteri ile Almaya içinde birçok şehirde ve Almanya dışında Danimarka, Hollanda, Belçika, Fransa, İsviçre ve Avusturya gibi ülkelerde Birçok kez konser vermiştir. Bu konserlerde, üzerine düşen tarihi, kültürel ve sanatsal görevin sorumluluğu içinde hem klasik mehter repertuarını icra etmiş, hem de yeniliklere açık olarak programlar yapmıştır.
Fatih Mehter Takımı'nın uyum ve entegrasyon çalışmaları noktasında Avrupa genelindeki kültür ve sanat etkinliklerinde de büyük katkısı olmuştur.
 
AVRUPA'DA MEHTER'İN KURULUŞ AMACI
   
    Uyum içerisinde yaşamakta olduğumuz Avrupa’da, kültürümüzü de muhafaza ederek, Müslüman Türk Milletinin tarihten gelen kültür zenginliğini, Avrupa insanına en iyi şekilde sunmak hedefimizdir.


Kurucusu: Bielefeld ve çevresi Türk kültür ve sosyal hizmetler cemiyeti - Mevlana Cami-i (Ülkü Ocağı) adına dönemin dernek Başkanı Erdoğan Aktaş tarafından kurdurulmuştur.  

طقم عازفي المهتر 

MEHTER TAKIMI İKİ BÖLÜMDEN OLUŞUR

Mehter takımının yürüyüş nizamında merasime iştirak şöyledir: Önde çorbacı başı (Emir-i Âlem) unvanını taşıyan ve başında "üsküf" bulunan mehteran bölüğü komutanı, onun arkasında sol tarafında zırhlı muhafızı ile birlikte yeşil sancak, ortada istiklal alameti olan ak sancak, sağ başta ise zırhlı muhafız ile birlikte kırmızı sancak bulunur. Sancakların arkasında ise üçerli koldan üç sıra halinde dizilmiş dokuz tuğ gelir. Sağ taraftan kırmızı sancağın arkasında, yeniçerilerin taşıdığı hücum tuğu yer alır. Tuğlardan sonra ortada mehterbaşı bulunur. Mehterbaşından sonra ise mehterin iki katı adedince çevgenler (okuyucular), zurnazenler, boruzenler, nakkarezenler, zilzenler ve davulzenler gelmekte. En arkada ise at sırtında taşınan kös bulunmakta.
Mehter takımı katlardan oluşur. 3 katlı, 5 katlı, 7 katlı, 9 katlı 11 katlı ve 13 katlı diye adlandırılır. En küçüğü 3 katlı, en büyüğü 13 katlı olarak kurulmuştur. Mehter takımında katlı demek her sazdan o katlı nispetinde Enstrüman <saz> bulunması demektir. Yani 5 katlı Mehter takımında, 5 zurna, 5 boru, 5 nakkare, 5 zilve, 5 davul var demektir. Buna göre 10 çevgen (diğer sazların iki misli) bulunur. 13 katlı Mehter yalnızca Padişaha aittir.

MEHTER DİZİLİŞ VE YÜRÜYÜŞÜ

Mehter takımının kendine has bir yürüyüş şekli vardır.
Yürüyüşlere daima Besmele ve sağ ayakla başlanır. Yürüyüş yapılırken her üç adımda atışta sağa ve sola dönülerek yürünür. Bu Mehter takımının sağa ve sola RAHİMALLAH - KERİMALLAH

رحيم الله كريم الله

manasına gelen selamlama yürüyüşüdür. Yoksa bazı çevrelerin ifade ettiği gibi iki ileri bir geri şeklinde değildir.

KONSER DÜZENİ

İlk kurulduğu yıllarda çember biçiminde dizilen mehter, sonraları yarım daire (hilâl) biçiminde dizilmeye başladılar. Mehteran, daire şeklinde nevbet nizamını teşkil ederler, nakkare zenleri oturup diğerlerinin ayakta durmasıyla da hilal görünümü verir. Kösler hilalin orta ilerisine konulur. İçoğlanı Başçavuşu, mehter faslı başlamadan önce daireden çıkarak ortaya gelir ve: "Vaktı-i Süruru sefa Mehterbaşı Ağa! Hey! Hey! " diye bağırır. Bu sırada hazır bulunanların dikkatlerini çekmek için nakkarelerle sofyan usulünde üç tempo atılırdı. Nakkareler çalarken de Mehterbaşı ağa mehterin önüne gelir: "Merhaba Ey Mehteran!" der ve sağ elini göğsüne koyarak mehteri selamlar.
Mehteran da hep beraber sağ ellerini göğüsleri üzerine koyarak koro halinde "Merhaba, Mehterbaşı Ağa!" diyerek karşılık verirler. Daha sonra mehterbaşı ağa: "Hasduuuur" diyerek çalınacak makamın ve eserin adını söyler (mesela "Der fasl-ı Acem aşiran, cihadı-ı ekber marş!" derdi) hemen arkasından "Haydi.. Ya Allah !" diyerek mehteri icraya geçirir. Nevbet bitince mehter gülbankı (duası) okunur ve fasl sona erer...

MEHTER DUASI

دُعاء المهتر

Allah Allah, Celilü'l - Cebbar, Muinü's - Set tar Halıku'l - Leyli ve'n - Nehar, Layezal, Zülcelâl, birdir Allah Anın birliğine, Resul - ü Enbiya Peygamberimiz Cenab - ı Ahmed - i Mahmut - u Muhammed Mustafa ( Bütün efrad elleri göğüste olduğu halde rükûa gelir gibi eğilirler ) Al-i evladı-ı Resulü müçtebi imdadı-ı ruhaniyetine; bir cümle Âlem- İ İslam’ın sıhhatü selametine, Ordularımızın devamı Muzafferiyetine Aziz Devletimizin Beka-ü temadüsüne üçler, yediler, kırklar, göçenler demine devranına " Hu diyelim Huuu" denildikten sonra bütün mehter takımı davul ve zilleri şiddetle vurarak dokuz defa "Hu" çekerlerdi. Sonra da üç defa kös vururlardı.
Eli kan kılıcı kan, sinesi üryan, ciğeri püryan, meydan-ı şahadette Allah yoluna revan, Kahrımız Gazabımız düşmana ziyan!... Adüvden korkmadık korkmayız hiç-bir zaman Kura-anda Zafer va-ad ediyor Hazreti Yezdan Uğrun açık olsun ey Serdarı Mücahid, Hüda kılıcını keskin etsin. Ömrünü gün gibi bedid! Fahri âlemi hoşnut etsin. Hak, gaza-i ekberin etsin mübarek ve Sait.

Takımın içinden evvelce seçilmiş dik ve güzel sesli biri tiz perdeden: "Nasrünminallahi ve fethün karib. Ve beşşiri! L müminin" ayetini okur, üç defa "Allah" diyecek kadar dururdu. Sonra bütün aletlerle beraber davullar ve kösler hafif vurarak devamlı teramole yaptığı sırada hepbir ağızdan "Allah Allah" deyince susarlar ve baş eğerek geriye döner ve dağılırlar.
 
MEHTER MÜZİĞİ

موسيقى المهتر

Mehter müziği klasik Türk müziğindeki makam ve usullerin kullanıldığı teksesli bir müziktir. Peşrev, semai, nakış, cengi harbi, murabba, kalenderi gibi formları vardır. Mehterhane'nin repertuarında bunlardan başka serhat türküleri de yer almıştır. Buna karşılık, bazı mehter peşrevleri de fasıl müziğinde çalınmıştır. Mehter müziğinde ahlâtı, revani, saf gibi fasıl müziğinde hemen hemen hiç kullanılmamış usullere yer verilmiş, bunların çoğu, o usulde bestelenmiş yapıtların form adı da olmuştur.

Mehter müziğinin bestelerinin çoğunu Mehterhane'de görevli müzikçiler yapmıştır. Günümüze ulaşan mehter melodilerinin en eskileri Nefiri Behram, Emir-i Hac, Hasan Can ve II. Gazi Giray gibi 16. yüzyıl bestecilerinin yapıtlarıdır. Notası bulunan yapıtların da büyük çoğunluğu 17. yüzyıldan kalmıştır. Bu yüzden belli başlı bestecileri Zurnazen Edirneli Dağı Ahmed Çelebi, Zurnazen başı İbrahim Ağa, Müstakim Ağa, Ham mali ve Şah Murad'dır. Hızır Ağa da 18. yüzyılın en büyük mehter bestecisidir. 16. ve 17. yüzyılın çoğu peşrev formunda olan yapıtları Ali Ufki Bey'in ünlü derlemesi Mecmua-i Saz ü Söz ve Kantemiroğlu Edvarı adıyla tanınan Kitabı İlmi'l-Musiki ala Vechi'l-Hurufat aracılığıyla günümüze ulaşmıştır.

Mehter müziği bestecileri Osmanlı ordusuna cesaret ve coşku verici, düşman askerini korkutucu melodiler yaratmaya özen göstermişlerdir. Osmanlıların Avrupa'nın ortalarına kadar ilerlemesi, 17. yüzyılda mehter müziğindeki birçok öğenin Avrupa müziğine de girmesine yol açmıştır. Bunların başında kös, nakkare, çevgan, halile gibi belirsiz ses veren vurmalı çalgıların kullanılması gelir. Ayrıca bazı batılı bestecilerin yapıtlarında mehter müziğinden esinlenilmiş bölümler de vardır.

Mehter, sanılanın aksine sadece marş çalmaz. Kendi yapısına uygun kâr, karçe, beste, semai, fasıl şarkıları, serhat ve Rumeli türküleri, peşrev ve saz semaileri de mehterin repertuarı içinde yer alır.

KIYAFETLER

قيافة العازفين وأنواع ألبستهم

Saz başları kırmızı cübbe, kırmızı kavuk, kırmızı şalvar, sarı üç etek ve sarı yemeni giyerler. Diğer sazlar koyu mavi cübbe, kavuk, şalvar ve renkli üç etek ile kırmızı yemeni giyerler. Çevgânlar da saz başları gibi giyinirler.

*****  
 MEHTERANDA BAZI KOMUTLAR VE MALZEMELERİN ANLAMLARI  
  KONSER NEVBETİ
DİKKAT HEY HEY
SAFTA TOPLAN SAF NİZAMINI
YÜRÜYÜŞ KOLU YÜRÜYÜŞ NİZAMINI
UYGUN ADIM YAKŞİ KADEMİ
MARŞ HAYDİ, YA ALLAH
KONSER DÜZENİ NEVBET NİZAMINI
TÜRKLÜK KIRMIZI SANCAK
İSLAMİYET YEŞİL SANCAK
ADALET VE BATI BEYAZ SANCAK
TUĞLAR BEYLİKLERİ
MEHTERAN BÖLÜK KOMUTANI (EMİR-İ ÂLEM BAŞLIĞI) ÜSKÜF
BELİNDE BAĞLADIĞI KUŞAĞA SİLAHLIK
SANCAKTAR VE TUĞCU BAŞLIĞI BÖRK
SANCAKTAR VE TUĞCU YELEĞİ KARTAL KANADI
SANCAKTAR VE TUĞCU GÖMLEĞİ MİNTAN
BÜTÜN MEHTERANIN PANTOLONU  ŞALVAR
ÇEVGANI VE SAZ EKİBİ BAŞLIĞI KAVUK
İÇİNE GİYDİKLERİ ENTARİ  ÜÇETEK
ÜZERLERİNE GİYDİKLERİ CÜBBE
BÜTÜN MEHTERAN AYAKKABISI YEMENİ
BÜTÜN MEHTERANIN BELİNE SARDIĞI KUŞAK
HALKALARDAN ELBİSE GİYENE MUHAFIZ-ZIRHLI
BAŞINA GİYDİĞİNE MİHFER
OMUZUNA TAKTIĞI TEPSİMSİ YUVARLAĞA KALKAN
MEHTER BAŞININ KONSERİ İDARE SOPASINA ASA
KABA ZURNA ZURNAY
BORU -TROMPET BURGAY-NEFİR
NAKKARE ÇİFTENARA-KOSADUMBUL
ZİL CENG-SANC-ZENÇ
DAVUL TABIL-TIVIL
KÖS KUS-KÖBÜRGE-KÜVRÜĞ
MEHTERAN BÖLÜK KOMUTANI EMİR-İ ÂLEM
KONSER MUSİKİ ŞEFİ MEHTERAN BAŞI
ÇEVGENLERE ÇEVGANİ
SANCAK TAŞIYANLARA SANCAKTAR
SANCAKLARI VE TUĞLARI TAŞIYAN OMUZLUKLARA   HAMA-İ
 
Sitemiz Mehter Takımındaki dokuz Tuğ'dan esinlenerek düzenlenmiştir 


 YELKENLER BİÇİLECEK (FETİH MARŞI )
 مارش السلطان محمد الفاتح
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek.
Kerpetenlerle sürun dişleri sökülecek.
Yürü hala ne diye oyunda, oynaştasın
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın.
 
Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden;
Senin de destanım okuyalım ezberden
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden.
Elde sensin dilde sen, gönüldesin baştasın
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın.
 
Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini;
Göster: kabaran sular nasıl yıkar bendini
Çocuk görme, hor görme delikanlım kendini
Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın.
 
Bu kitaplar Fatih'tir; Selim'dir; Süleyman'dır
Şu mihrap Sinanüddin; şu minare Sinan'dır
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.
Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın?
Kızım sen de Fatih'ler doğuracak yaştasın.
 
Delikanlım, işaret aldığın gün atandan,
Yürüyeceksin; Millet yürüyecek arkandan
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan'dan.
Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştansın;
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın...
 
Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın
Yürü arslanım! Fetih hazırlığı başlasın!
Yürü hala ne diye kendinle savaştasın?
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın.
   
 Rast
Arif Nihat ASYA
 
 
*******

  Buna Er Meydanı Derler 
  
Buna er meydanı derler
Bunda söz olmaz yandım aman aman
Çifte yürekli erkekler
Şahım gelir bu yane yandım aman aman.
 

Ele bele dine imânım
İhanet olmaz yandım aman aman
Okurlar fermânı imanım
Yandım kıyarlar cane yandım aman aman.


  
  Hicaz
Kemal ALTINKAYA  
***************
  Estergon Kal'ası  

مارش قاعة إستراكون : السلطان محمد الرابع
  
Estergon Kâl’ası bre dilber aman
Su başı durak aman
Kemirir gönlümü bre dilber aman
Bir sinsi firak.

Gönül yar peşinde bre dilber aman
Yar ondan ırak aman
Akma Tuna akma bre şahin aman
Ben bir dertliyim.

Yar peşinden amanda gezer
Koşar yandım karabahtlıyım.


   مقام حجاز
  Hicaz
Kemal ALTINKAYA  
**********
 
 KARADENİZ MARŞI
 
مارش البحر الأسود 
 
Çırpınırdı Karadeniz, bakıp Türk'ün bayrağına.
Ah ölmeden bir görseydim, düşebilsem toprağına

Sırmalar tak sağ soluna, incirler dizin yoluna
Fırtınalar dursun yana, yol ver Türk'ün bayrağına

Kafkaslardan esen yeller, şimdi sana selam söyler
Olsun bütün Turan eller kurban Türk'ün bayrağına

Kafkaslardan aşacağız, Türklüğe şan katacağız
Türk-ün şanlı sancağını Turan ele asacağız
 
  
 Hüzzam
Beste Üzeyir Hacıbeyli'nin (1885–1948)
Güfte Ahmed Cevat
 
  ******
 
 ESKİ MALAZGİRT MARŞI
 
مارش ملازكرت القديم 
 
Bir Cuma sabahı, Allah’a karşı
Malazgirt’te ellidörtbin er
Ellidörtbin er, ellidörtbin er
Söylemişler en güzel marşı.

Allahü ekber, Allahü ekber
Allahü ekber, Allahü ekber
Allahü ekber, Allahü ekber
Allahü ekber, Allahü ekber.
 
 RAST

*****
 
 YENİ MALAZGİRT MARŞI

مارش معركة ملازكرت الجديدة

Aylardan ağustos, günlerden Cuma
Gün doğmadan evvel iklimi Rum’a
Bozkurtlar ordusu geçti hücuma
Yeni bir şevk ile gürledi gökler

Ya Allah, Bismillah, Allahü Ekber
Ya Allah, Bismillah, Allahü Ekber

Türk ulu, Tanrının soylu gözdesi,
Malazgirt Bizansın Türk’e secdesi
Bu ses insanlığa Hakkın müjdesi
Bu sesle birleşir bütün yürekler

Ya Allah, Bismillah, Allahü Ekber
Ya Allah, Bismillah, Allahü Ekber

Yiğitler kan döker bayrak solmaya
Anadolu başlar vatan olmaya
Kızıl Elma’ya hey Kızıl Elma’ya
En güzel marşını vurmada mehter

Ya Allah, Bismillah, Allahü Ekber
Ya Allah, Bismillah, Allahü Ekber
********
  Ordunun Duası  

إضبارة الجيش
 
Yılmam ölümden yaradan askerim
Orduma gazi dedi Peygamberim.
Bir dileğim var ölürüm isterim
Yurduma tek düşman ayak basmasın
 

Amin desin hep birden yiğitler
Allahü ekber gökten şehitler.
Amin amin amin Allahü ekber
Amin amin amin Allahü ekber
 
  
  Rast
Mehmet Akif ERSOY
   

*****
 
 Zafer Marşı

مارش النصر: الظفر
Tarihi çevir nal sesi, kısrak sesi bunlar
Delmiş Roma-nın kalbini mızrak gibi Hunlar
Göktürkleri, Uygurlar, Oğuzlar, Peçenekler
Türk'ün yüce tarihine bir, bir zafer ekler

Dünya atının nalları altında ezildi
Kaç haçlı sefer göğsüme çarpınca kesildi
Bir gün gemiler dağlara tırmandı denizden
Kudret ve Zafer bizlere miras dedemizden

 *********
 
 SANCAK MARŞI  
 
مارش العلم : السنجق 

Ertuğrul’un ocağında uyandın
Şehitlerin kanlarıyla boyandın
Nice düşman kâl’asına uzandın
Sana selam ey şanlı Türk sancağı

Çırpınarak dalgalanır kanadın
Gökyüzüne çıkmak mıdır muradı
Gölgende can vermek ister evlâdın
Sana selam ey şanlı Türk sancağı

 Rast
İzzettin Bey
 
********
 
 KIRIMDAN GELİRİM

أجيء من جزيرة القرم 

Kırım’dan gelir gelirim
Adım da Sinan’dır hey aman
Kılıncımın suyu yar suyu
Kandır da dumandır hey

Kırım’dan gelir gelirim
Atım da araptır hey aman
Gizlenme Nemce rü Nemçe rû
Sinan da buradadır hey
Meydan da burdadır hey.

******

GAZİ OSMAN PAŞA MARŞI (TUNA NEHRİ)
 
مارش الغازي عثمان باشا ونهر الطونة: الدانوب
Tuna nehri akmam diyor
Etrafımı yıkmam diyor
Şanı büyük Osman Paşa
Plevne'den çıkmam diyor.
 
Düşman Tuna'yı atladı
Karakolları yokladı
Osman Paşa'nın kolunda
Beşbin top birden patladı.
 
Kılıcımı vurdum taşa
Taş yarıldı baştanbaşa
Şanı büyük Osman Paşa
Askerinle binler yaşa.
 
 Beste: Mehmet Ali Bey
 
*********
DEVLET MARŞI 
 
مارش الدولة العثمانية 
 
Askerlerin hâzır silah
Kuvvetlenir sûlh u salâh
Devlet bulur feyz ü felah
Meşhur olur bu istilâh.

Askerlerin kişver-küşâ
Türk devleti sen çok yaşa.

Orduların etse sefer
Yol gösterir avn ü zafer
Mansûr olur her bir nefer
Düşman kalır bî-tâb-fer.

 Rast
Fethi SAZÇALAN
 *******
ARTAR CİHATLA ŞANIMIZ 
 
مارش : شأننا يزداد بالجهاد 
 
Artar cihadla şanımız
Fahr-i Resûl sultanımız
Şer-i bize insanı Hak
Uğrunda aksın kanımız.

Türk oğluyuz
Ünvanlı, namlı, şanlıyız
Allah deyu harb ederiz
Var nusrete imanımız.
 
 Acemaşiran
İsmail Hakkı Bey
 ****
YİNE DE ŞAHLANIYOR
 
من جديد 
 
Yinede şahlanıyor aman
Kolbaşının yandım da kır atı
Görünüyor yandım aman
Bize serhad yolları.

Davullar çalınsın aman
Aman da ceng-i cengide harbiyi
Görünüyor yandım aman
Bize sefer yolları.

Gâhi sefer olur aman
Aman da sefer seferde eyleriz
Hazan erişince aman
Bahar güzel severiz.

Gülyüzlü yari de aman
Aman da hile ile de severiz
Sefersiz olamaz aman
Aman er evlaları.
 
 Hicaz                        
Kemal ALTINKAYA
 *********
ÇANAKKALE MARŞI  

مارش معركة جنق قلعة في الحرب العالمية الأولى
 
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı
Of, gençliğim eyvah!.

Çanakkale içinde bir uzun selvi
Kimimiz nişanlı, kimimiz evli
Of, gençliğim eyvah!

Çanakkale içinde bir dolu testi
Analar babalar umudu kesti
Of, gençliğim eyvah!

Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden toprağa koydular beni
Of, gençliğim eyvah!

Söz: Anonim Müzik: Destancı Mustafa
 *****
ESKİ ORDU MARŞI  (TEKBİR VE CENK MARŞI) 
 
مارش الجيش القديم 

Rahim Allah, Kerim Allah
Rahim Allah, Kerim Allah
Rahim Allah, Kerim Allah
 
Ey şanlı ordu, ey şanlı asker
Haydin gazanfer, umman-ı safder
Bir elde kalkan, bir elde hançer
Serhadde doğru ey şanlı asker
 
Deryada olsa her şey muzaffer
Dillerde tekbir Allahu ekber
Allahu ekber Allahu ekber
Ordumuz olsun daim muzaffer
 
Rahim Allah, Kerim Allah
Rahim Allah, Kerim Allah
Rahim Allah, Kerim Allah
  
 Rast
İsmail Hakkı Bey
 
*****
Fatih Marşı
 
 مارش السلطان محمد الفاتح
  
Yürekler kabarık, gözlerde damla
Mehter-i saygıyla dur da selamla
Bir huşu içinde dinle gülbankı
Sesleniyor tarih, bu ses o yankı
 

Sen böyle yürürken Tuğla sancakla

Türk'ün savaşları geliyor akla


Asırlar boyunca çınladı serhat
Doğudan batıya Yemen Belgrad
Duyarak bakışan gözler görüyor
Fatih Topkapı'dan şehre giriyor

Sen böyle yürürken Tuğla sancakla

Türk'ün savaşları geliyor akla
 
*********
GENÇ OSMAN

مارش السلطان كنج (الشاب) عثمان الذي اغتاله البطنيون البكتاشيون المندسون في الجيش الإنكشاري

وهو من أجمل المارشات

Of of Genç Osman dediğin bir küçük uşak
Beline bağlamış ibrişim kuşak of of.
 
Aman Askerin içinde birinci uşak
Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of.

Of of Genç Osman dediğin bir küçük aslan
Bağdat’ın içime girilmez yastan of of.

Aman Kelle koltuğunda geliyor Kars'tan
Allah, Allah deyip geçer Genç Osman!. of of

of of her ana doğurmaz böyle bir aslan
Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of.

Aman Bağdat’ın kapısını Genç Osman açtı
Düşmanın cümlesi önünden kaçtı of of.

of of kelle koltuğunda üç gün savaştı
Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of.

 Kayıkçı Kul Mustafa
*********
BENDEN SELAM OLSUN BOLU BEYİNE (KÖROĞLU)
 
 ليكن عليك مني السلام بولو
Hey hey, efeler hey hey, yinede hey hey
Benden selam olsun Bolu beyine, hey hey Bolu beyine
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır, hey hey yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından kalkan sesinden, hey hey, kalkan sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir, seslenmelidir.

Hey hey, efeler hey hey, yinede hey hey
Düşman geldi tabur tabur dizildi, hey hey tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı, hey hey yazı yazıldı
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu, hey hey mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır, paslanmalıdır.

Hey hey, efeler hey hey, yinede hey hey

Köroğlu düşer mi yine şanından
Ayırır çoğunu er meydanından
Kır-At köpüğünden düşman kanından
Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır

 KÖROĞLU
 
********
Mehter Vuruyor 
  عزف المهتر
Mehter vuruyor tarihin aksetmede yâdı
Andık yine, Fatih’le, Süleyman’ı, Murad’ı.
Kös sesleri sarsın bütün İstanbul’u yer yer
Geçsin önümüzden, koca gazi ve şehitler.

Türk ordusunun şan dolu bir saffetidir bu
Fethin, Mohaç’ın, Niğbolu’nun haşmetidir bu.
Mehter bize bir ruh veriyor, tâ nerelerden
Meriçle,Çanakkale,Yemen’den, Kore’lerden.

  Süzinak
Faruk GÜRTUNCA
************

Tarihi Çevir 
  التاريخي
Tarihi çevir nal sesi kısrak sesi bunlar,
Delmiş romanın kalbini mızrak gibi hunlar,
Göktürkler uygurlar oğuzlar peçenekler,
Türkün yüce tarihine binbir zafer ekler...

Dünya atının nalları altında ezildi,
Kaç haçlı seferi göğsüne çarpınca kesildi,
Bir gün gemiler dağlara tırmandı denizden,
Kudret ve zafer bizlere miras dedemizden...
 **********
SİVASTOPOL MARŞI
 
 مارش قلعة سيفاستوبول : القرم
 
Sivastopol önünde yatan gemiler
Atar nizam topunu, yer gök iniler
Yardımcıdır bize kırklar, yediler
 
Aman padişahım izin ver bize,
Zafer haberini verelim size.
 
Sivastopol önünde sıra sıra söğütler,
Oturmuş binbaşı asker öğütler,
Askere gidiyor babayiğitler.
 
Aman padişahım izin ver bize,
Zafer haberini verelim size.
 
Sivastopol önünde bir dolu testi,
Testinin üstünde sam yeli esti,
Analar babalar umudun kesti.
 
Aman padişahım izin ver bize,
Zafer haberini verelim size.

 Beste: Rıfat Bey
 ******
CEDDİN DEDEN
 
جدُّك

Ceddin Deden, neslin baban
Hep kahraman Türk milleti
Orduların pek çok zaman
Vermiştiler dünyaya şan

Türk milleti, Türk milleti
Aşk ile sev milliyeti
Kahret Vatan düşmanını
Çeksin o melun zilleti

 Hüseyni
İsmail Hakkı Bey
 ******
MEHTER MARŞI 

مارش المهتر
 
Gafil ne bilir neş’ve-i pür-şevk-i vegâyı
Meydan-ı celâdetteki envar-ı sefayı
Merdân-ı gaza aşk ile tekbirler alınca
Titretti yine, rû-yı zemin arş-ı semayı.

Allah yolunda cenk edelim şan alalım şan
Kur’an’da vaadediyor Hazret’iYezdan.

 Mahur
 
*********
İHTİYATLAR SİLAH ÇATMIŞ
 سلاح الاحتياط
İhtiyatlar silah silah çatmış
Ah yolun üstüne hey aman aman
Nazlı yarim geli geli vermiş
Sol dizin üstüne adaş aman aman

Gözün yaşı durmaz akar
Gülyüzün üstüne hey aman aman
Şimden sonra haram haram olsun
Bu yerler bana adaş aman aman.

 Hicaz
Kemal ALTINKAYA
 ********
EY GAZİLER

أيها المجاهدون الغزاة

Ey gaziler yol göründü
Yine garip serime
Dağlar taşlar dayanamaz
Benim ah u zârıma.

Dün gece yâr hanesinde
Yastıcağım taş idi
Altım toprak; üstüm yaprak
Yine gönlüm hoş idi.

 Isfahan
Yavuz Sultan Selim
 ********
Buna Er Meydanı Derler 
  
Buna er meydanı derler
Bunda söz olmaz yandım aman aman
Çifte yürekli erkekler
Şahım gelir bu yane yandım aman aman.
 

Ele bele dine imânım
İhanet olmaz yandım aman aman
Okurlar fermânı imanım
Yandım kıyarlar cane yandım aman aman.
  
  Hicaz
Kemal ALTINKAYA
*****
ALAY MARŞI
 مارش آلاي
Annem beni yetiştirdi
Bu vatana yolladı
Al sancağı teslim etti
Allah'a ısmarladı
 
Yastığımız mezar taşı
Yorganımız kar olsun
Biz bu yoldan döner isek
Namus bize ar olsun
 
 Beste: Rıfat Bey
********
TÜRKİYEM
 تركي
Bas koymuşum Türkiye'min yoluna
Düzlüğüne yokuşuna ölürüm
Asırlardır kır atımı suladım
Irmağının akışına ölürüm

Sevdalıyım yangın yeri bu sinem
Doksan yıldır çile çekmiş hep ninem
Pınarlardan su doldurur Eminem
Mavi boncuk takışına ölürüm

Deli sular, salkım-saçak söğütler, 

Kışlada kumandan asker öğütler,   

Yaylada ata biner yiğitler,  
Bozkurt gibi bakışına ölürüm Türkiye’m

Düğünüm, derneğim, halayım, barım,
Toprağım, ekmeğim, namusum, arîm
Kilimlerde çizgi çizgi efkârım,
Heybelerin nakışına ölürüm

 Şiir: Dilaver Cebeci
 

****

للمزيد من المعلومات والصور:

اضغط هنا

**************

 


thumb qr1 
 
thumb qr2
 

إحصاءات

عدد الزيارات
14692382
مواقع التواصل الاجتماعية
FacebookTwitterLinkedinRSS Feed

صور متنوعة